Ana sayfa Oyun İnceleme The Sojourn İncelemesi | Karanlık ve Aydınlık

The Sojourn İncelemesi | Karanlık ve Aydınlık

126
0
PAYLAŞ

Son Güncelleme

The Sojourn birincil kişi görünümünde çeşitli bulmacalarını çözmeye çalıştığımız oldukça sade ancak oynadıkça sizi içine çeken bir oyun. Oyunda hikâye anlatımı bazı bölümler arasında denk geldiğimiz heykeller aracılığı ile yapılıyor.

Oyun bağımsız oyun stüdyosu Shifting Tides’ın ilk oyunu. İlk seferinde gayet güzel bir iş çıkartmışlar diyebilirim. The Sojourn’da karanlığın istila ettiği aydınlık bir dünyada oyuna başlıyoruz. İlk bölümler size oyunun mekaniklerini alıştırmak amacı ile basit tasarlanmış.

Oyunun asıl mekaniği belli bölgelerde içine girebildiğimiz mavi alevler. Bu noktalarda karanlık dünyaya geçiş yapıyoruz. Ancak burada hareket ettiğimiz zaman enerji kaybetmeye başlıyoruz ve enerjimiz bitince aydınlık dünyaya geri dönüyoruz. Çoğu zaman ilerlememizi engelleyen boşluklar karanlık dünyada var olmuyor. Bu sayede bölüm içerisinde ilerleyebiliyoruz.

Bir diğer mekanik ise totemler. Bunlardan bazıları ile yer değiştirebiliyorken bazıları geçici bir süreliğine yıkılmış yolları eski haline getiriyor. Bölümler ilerledikçe bulmacaların çözümü daha karmaşıklaşıyor ancak temek oynanış mekanikleri aynı kalıyor. Bir noktada takıldığınız zaman bölümü sıfırlayıp baştan başlamak en iyi seçenek olabilir.

Karanlık, aydınlık geçişi ile totemler ile olan etkileşimler bir bölümü geçmek için tüm ihtiyacınız olan şeyler. Temel mantığına bir kez alıştıktan sonra bölümler ne kadar karmaşık olursa olsun çözümü bulmanız çok uzun sürmüyor.

Oyunun grafikleri de aynı sadelik ön plana çıkıyor. Siz ilerledikçe yeni yapıların önünüzde beliriyor olması gerçekten güzel bir detay olmuş. Özetleyecek olursak The Sojourn bulmaca sevenler için basit ancak aynı zamanda karmaşık bölümler sunabilen bir oyun. Bölümleri geçtikçe daha fazlasını oynatmak istemesi en büyük artılardan biri.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here